Engelli olmak
장애인 되기
İnsanlar, çeşitli nedenlerden dolayı engelli doğabilir ya da sonradan
herhangi bir nedenle engelli olabilirler.
사람들은 다양한 이유로 인해 장애인으로 태어나거나 이후에 어떤 이유로
장애인이 될 수 있습니다.
Savaş, doğal afetler, trafik ve iş kazaları da insanların engelli
olmasına neden olabilir.
전쟁, 자연 재해, 교통사고와 산업 재해도 사람들이 장애인이 되는 원인이 될
수 있습니다.
Engelliler de bütün insanlar gibi yaşadığımız toplumun birer
parçasıdır.
장에인들도 모든 사람들처럼 우리들이 사는 사회의 한 부분입니다.
Onların da görevleri, sorumlulukları, yaşama, çalışma gibi hakları
vardır.
그들도 직무들, 책무들, 생존, 노동과 같은 권리들이 있습니다.
Ne var ki kimi insanlar, engelleri nedeniyle görev ve sorumluluklarını
kolaylıkla yerine getiremez.
하지만 어떤 사람들은, 장애로 인해 업무와 책임들을 쉽게 할 수
없습니다.
İhtiyaçlarını karşılayamamak, bu kişilerin kendilerini kötü
hissetmelerine neden olabilir.
도움을 충족시켜주지 못하는 것은 이 사람들이 자기 자신들을 나쁘게 느끼는
원인이 될 수 있습니다.
Engellilere yalnızca acımak, onlara geçici yardımlarda bulunmak bir çözüm
değildir.
장애인들에게 오직 연민을 느끼는 것, 그들에게 일시적인 도움들을 주는 것은
해결책이 아닙니다.
Kalıcı çözüm, onları topluma kazandırmaktır.
영구적인 해결책은, 그들을 사회에서 승리하게 하는 것입니다.
Onları üretici hâle getirecek çalışmalar yapmamız gerekir.
그들을 생산자 상태에 다다를 일들을 우리들이 해야 합니다.
Engelli insanların sorunlarına dikkati çekmek, bu konuda insanları
bilinçlendirmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü 1966 (bin dokuz yüz altmış
altı) yılında bir toplantı yapmıştır.
장애인들의 문제에 관심을 유도하고, 이 주제에 관해 의식을 고취시키기 위한
목적으로 세계 보건 기구는 1966년 조직을 만들었습니다
Örgüt, 10 - 16 Mayıs tarihlerinin Engelliler Haftası olarak
değerlendirilmesini kararlaştırmıştır.
세계보건기구는 5월 10-16일을 장애인의 주로 활용하기로 결정했습니다.
Engelli insanlara acıyarak bakmak onları incitir.
장애인들에게 연민을 느끼며 돌보는 것은 그들을 아프게 합니다.
Onlar da kendilerine sağlıklı insanlardan farklı bir biçimde
davranılmasını istemezler.
그들도 자신들에게 건강한 사람들과 다른 한 형태로 대우받는 것을 원치
않습니다.
Bu nedenle, onların günlük hayatlarını kolaylaştırıcı önlemler
alınmalıdır.
이 이유로, 그들은 일상 생활을 쉽게 하는 조치들을 받아들여야 합니다.
Engellilerin toplu taşıma araçlarından kolayca yararlanabilmeleri
sağlanmalıdır.
장애인들이 대중교통을 편하게 이용할 수 있도록 보장해야합니다.
Sokakta, iş yerlerinde kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilecek
düzenlemeler yapılmalıdır.
거리에서, 직장에서 개인적인 도움들을 줄 수 있는 규칙들이 만들어져야
합니다.
Anayasa'mız bu konuda devlete görev yüklemiştir:
우리들의 헌법은 이 문제에 관해 국가에 역할을 부여했습니다.
"Devlet, engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına uyumlarını
sağlayıcı önlemler alır."
"국가는, 장애인들의 보호를, 그리고 사회 생활에의 적응들을 보장하는
조치들을 취한다."
Devlet, engelli vatandaşlarımızın hayatını güvence altına almıştır.
국가는 우리들의 장애를 가진 자국민들의 생활을 보장합니다.
Bu konuda yasal düzenlemeler ortaya koymuştur.
이에 대해 법적인 규칙들이 만들어졌습니다.
Özellikle engelliler için eğitim veren görme, işitme ve ortopedik
engelliler okulu gibi pek çok eğitim kurumu açılmıştır.
특히 장애인들에게 교육을 제공하는 시각, 청각, 신체 장애인 학교와 같은
많은 교육 조직이 문을 열었습니다.
Zihinsel ve ruhsal engelliler özel eğitim görebilmekte, rehabilitasyon
merkezlerinde tedavi edilebilmektedirler.
지적, 정신적 장애인들은 특수 교육을 받고, 재활센터에서 치료를 받을 수
있습니다.
Engelliler Haftası’nda engellilerin bedensel, ruhsal ve ekonomik
sorunları gündeme getirilir.
장애인 주간에 장애인들의 육체적인, 심리적인, 그리고 경제적인 문제들은
의제로 제안됩니다.
Engellilerin eğitimi, engelli olmalarının sebepleri, engellilere karşı
nasıl davranılması gerektiği gibi konularda toplantılar düzenlenir.
장애인들의 교육, 장애인이 되는 것의 이유들, 장애인들에 대한 어떤 대우가
필요한지와 같은 주제들로 기구들이 조직됩니다.
Okullarımızda, engelli olmak konusuyla ilgili şiir, resim gibi yarışmalar
düzenlenir.
우리들의 학교에서는, 장애인이 되는 것에 대한 주제와 관련된, 시, 그림과
같은 대회가 조직됩니다.
Okul ya da sınıf duvar gazetelerinde yazılar, şiirler yayınlanır.
학교, 또는 교실 벽신문들에는 글들, 시들이 발표됩니다.
단어
herhangi bir 어떤 savaş 전쟁 doğal afet 자연재해 doğal 자연적인 afet 재해
kaza 사고 toplum 사회 parça 부분, 조각 sorumluluk 책임, 책무 yaşama 생존
çalışma 노동 ihtiyaç 가난, 빈곤, 도움이 필요한 ne var ki 그러나, 하지만
kimi 누군가, 누구 yerine getirmek 행하다, 수행하다, 달성하다, 실행하다
geçici 일시적인, 임시의 çözüm 해결책 kalıcı 영구적인, 영속적인, 지속적인
ihtiyaçlarını karşılayamak 필요를 채워주다, 필요를 충족시켜주다
kazandırmak 얻게 하다, 승리하게 하다 sorun 문제 dikkati çekmek 주의를
환기시키다 konu 주제 bilinçlendirmek 의식을 고취시키다, 인식을 높이다 amaç
목표 tarih 역사, 날짜 değerlendirilmek 평가되다, 가치가 부여되다,
(무언가를) 좋은 방향으로 사용하다 kararlaştırmak 결정하다 incitmek 아프게
하다, 상처를 입히다 davranılmak 대우받다 davranmak 대하다, 행동하다,
처신하다 kolaylaştırıcı 쉽게 만드는, 쉽게 하는 kişisel 개인의, 개인적인
önlem 조치, 경고, 예방책 toplu taşıma araçları 대중교통 yararlanmak
사용하다, 이용하다 sağlanmak 보장되다, 굳게 지키다 korunma 보호 uyum 조화,
적응 sağlayıcı 보장하는 düzenleme 규칙, 질서 yasal 법적인 yüklemek 짐을
싣다, 부담을 주다 zihinsel 정신의, 마음의, 정신적인 ruhsal 심리적인,
정신적인 ortaya koymak 1. 불러일으키다 2. 만들다, 창조하다 özel 특별한,
개인의 güvence 신뢰, 보장 şiir 시 güvence altına almak 보장하다 gündem
의제 gündeme getirmek 의제로 상정하다, 의제로 제안하다, 현안으로 만들다
duvar 벽 eğitim 교육 görme 시각 işitme 청각 ortopedik 기형의, 정형외과적인
kurum 기관, 단체, 협회 rehabilitasyon 재활, 갱생 tedavi 치료, 처방 ilgili
관련있는, 관련된 toplantı 조직, 기구, 모임 düzenlenmek 조직되다
yayınlanmak 발표되다, 실리다
문법
- '명사 탈격 dolayı'는 '~로 인해, ~때문에' 라는 의미로 원인을
알려준다.
예) İnsanlar, çeşitli nedenlerden dolayı engelli doğabilir ya da sonradan
herhangi bir nedenle engelli olabilirler.
사람들은 다양한 이유로 인해 장애인으로 태어나거나 이후에 어떤 이유로
장애인이 될 수 있습니다.
댓글 쓰기