튀르키예 튀르키예어 과목 교과서 2012년 2학년 1학기 02 나비들의 우정




Üç kelebek
나비 세 마리

Uçsuz bucaksız yeşil kırların bir yerinde üç kelebek yaşardı.
끝없는 녹색 초원의 어느 곳에 나비 세 마리가 살았습니다.

Bu üç arkadaşın biri beyaz, biri kırmızı, biri de sarı renkteydi.
이 세 친구 중 하나는 하얗고, 하나는 빨갛고, 하나도 노란 색이었습니다.

Kelebekler güneşli havada uçuyor, bir çiçekten ötekine konarak dans ediyordu.
나비들은 맑은 하늘에서 날고, 한 꽃에서 다른 것으로 내려앉으며 춤추고 있었습니다.

Hoşlanarak yaptıkları bu gezintiler çok sürmedi.
그들이 즐거워하면서 한 이 관광은 오래 걸리지 않았습니다.

Birden gök gürledi, bulutlar çoğaldı ve yağmur başladı.
갑자기 하늘이 천둥쳤고, 구름들은 늘어났고, 비가 시작되었습니다.

Sırılsıklam oldular.
그들은 흠뻑 젖었습니다.

Hemen evlerine dönmek istediler.
그들은 즉시 그들의 집으로 돌아가고 싶었습니다.

Oysa evlerinin kapısı kapalıydı ve anahtarlarını bulamamışlardı.
하지만 집들의 문은 닫혀있었고, 열쇠들도 찾을 수가 없었습니다.

Bir süre dışarıda kalmak zorundaydılar.
잠시 밖에서 남아있어야만 했습니다.

Gittikçe ıslanıyorlardı.
갈 수록 젖어갔습니다.

Bir an önce kendilerini ıslanmaktan kurtaracak kapalı bir yer bulmalıydılar.
우선 자신들을 젖는 것으로부터 지켜줄 막힌 한 곳을 찾아야했습니다.

Bu nedenle; sarı, kırmızı çizgili lalenin yanına uçtular.
이 때문에 노란색, 빨간색 줄이 있는 튤립 옆으로 날아갔습니다.

"Lalecik, bize azıcık çiçeğini açar mısın?", "Bizi ıslanmaktan kurtarır mısın?" dediler.
"작은 튤립아, 우리들에게 잠시 꽃을 열어줄래?", "우리들을 젖는 것에서 지켜줄래?"라고 말했습니다.

Lale,
튤립은

"Sarı ve kırmızı kelebekler gelebilir, beyaz kelebek gelemez." dedi.
"노랗고 빨간 나비들은 올 수 있어, 흰 나비는 올 수 없어" 라고 말했습니다.

Kırmızı ve sarı kelebekler de
빨간 나비와 노란 나비들도

"Hayır, sen bizim beyaz arkadaşımızı almazsan biz de sana gelmeyiz." dediler.
"아니야, 네가 우리들의 하얀 친구를 받아주지 않는다면 우리도 네게 오지 않을 거야" 라고 말했습니다.

Yağmur yağmaya devam ediyordu.
비는 계속 내리고 있었습니다.

Kelebekler gidip bu kez beyaz laleye kondular.
나비들이 가서 이번에는 하얀 튤립에 내려앉았습니다.

"Bize çiçeğini açar mısın? Bizi ıslanmaktan kurtarır mısın?" diye yalvardılar.
"우리들에게 꽃을 열어줄래? 우리들을 젖는 것에서 지켜줄래?" 라고 간청했습니다.

Beyaz lale dedi ki "Beyaz kelebeği kabul ederim. Çünkü tıpkı benim gibi görünüyor. Fakat ötekileri istemem."
하얀 튤립은 "흰 나비는 받아줄께. 왜냐하면 마치 나처럼 보이거든. 그 외 다른 것들은 원하지 않아."

Bu söz üzerine beyaz kelebek "Sen benim arkadaşlarımı kabul etmedikten sonra ben de sana gelmem."
이 말에 대해 하얀 나비는 "너는 내 친구들을 받아들이지 않았으니 뒤에 나도 네게 오지 않을 거야."

"Biz birbirimizi yalnız bırakmaktansa hep birlikte ıslanmaya razı oluruz." dedi.
"우리가 서로서로를 혼자 남겨둘 바에는 모두 함게 젖는 것에 동의해" 라고 말했습니다.

Hep birlikte uçmaya devam ettiler.
그것들 모두 함께 계속 날았습니다.

Güneş kelebeklerin birbiriyle ne kadar dost olduklarını ve birbirlerinden ayrılmadıklarını duydu.
태양은 나비들이 서로서로와 얼마나 친구인지를, 그리고 서로서로로부터 헤어지지 않으려는지를 들었습니다.

Bulutların arkasından kendini gösterdi.
구름들의 뒤에서 자기자신을 보여주었습니다.

Bahçeleri ve her tarafı aydınlatmaya başladı.
정원들과 모든 곳을 비추기 시작했습니다.

Kelebekler çok geçmeden kanatlarını kurutmuşlar, vücutlarını ısıtmışlardı.
나비들은 오래 지나지 않아 날개들이 말랐고, 몸이 데워졌습니다.

Üç dost neşe içinde yeniden dans etmeye başladılar, akşama kadar oynadılar.
세 친구는 흥겨움 속에서 다시 춤추기 시작했고, 저녁까지 놀았습니다.

Sonra hep birlikte uçarak evlerine döndüler.
그 후 모두 함께 날아서 집으로 돌아갔습니다.

Anahtarlarını bulup girdiler ve uykuya hazırlandılar.
그들은 열쇠를 찾아서 들어갔고, 잠을 잘 준비를 했습니다.

단어

kelebek 나비 uçsuz 끝없는, 광활한 bucaksız 끝없는, 광활한 dans 춤 dans etmek 춤추다 hoşlanmak 좋아하다, 기뻐하다, 즐기다 gürlemek 천둥이 치다 çoğalmak 늘어나다, 증가하다 sürmek 1. 운전하다 2. 시간이 걸리다 sırılsıklam 흠뻑 젖은 oysa 그런데, 하지만 kapalı 닫힌 anahtar 열쇠 dışarı 바깥, 밖 ıslanmak 물에 젖다 çizgili 줄이 쳐진, 줄무늬가 있는 yalvarmak 애원하다, 간청하다 tıpkı 마치, 딱 aydınlatmak 비추다 kurutmak 마르다, 말려지다 ısıtmak 데워지다 neşe 기쁨, 흥겨움, 유쾌함 hazırlanmak 준비하다

문법

- '동사어간+A bilmek' 의 부정형은 '동사어간+A+mA+접사' 형태가 된다.
예) Oysa evlerinin kapısı kapalıydı ve anahtarlarını bulamamışlardı.
하지만 집들의 문은 닫혀있었고, 열쇠들도 찾을 수가 없었습니다. (bul+a+ma+mış+lar+dı)

- '동사어간+mak zorunda' 는 '~해야 하다'라는 의미로, 의무를 나타낸다.
예) Bir süre dışarıda kalmak zorundaydılar.
잠시 밖에서 남아있어야만 했습니다.

Post a Comment

다음 이전